Samsun Sistosel Tedavisi
Vajina ön duvarındaki zayıflamaların giderilerek aşağı doğru sarkan idrar kesesinin desteklendiği ve sağlıklı konumuna geri sabitlendiği klinik bir onarım sürecidir.
Samsun sistosel tedavisi, pelvik taban kaslarının ve mesaneyi yerinde tutan destekleyici bağ dokularının zayıflaması sonucu idrar kesesinin (mesanenin) vajina kanalına doğru fıtıklaşması problemini ortadan kaldıran, kadının boşaltım fonksiyonlarını ve genel yaşam kalitesini yeniden sağlayan son derece önemli bir tıbbi süreçtir.
Kadın anatomisinin bu en hassas bölgelerinden birinde yaşanan mekanik çöküş, toplumda çoğu zaman utanma veya yaşlanmanın doğal bir sonucu olduğu yanılgısıyla gizlense de, aslında tıbbi müdahale gerektiren ciddi bir doku hasarıdır.
İdrar kaçırma korkusuyla sosyal hayattan kopmak veya sürekli tuvalet arayışında olmak kadınların kaderi değildir; günümüz ürojinekolojik cerrahi standartlarıyla bu anatomik yıkım güvenle onarılabilmektedir.
Sistosel (İdrar Torbası Sarkması) Nedir?
Sistosel, halk arasındaki bilinen adıyla idrar torbası sarkması, mesane ile vajinanın ön duvarı arasındaki o ince fakat son derece dayanıklı bağ dokusunun (fasyanın) yırtılması, incelmesi veya esnemesi sonucu ortaya çıkan anatomik bir yer değiştirmedir.
Sağlıklı bir pelvik anatomide idrar torbası, vajinanın hemen üzerinde güvenle asılı durur ve idrarın depolanıp boşaltılması sürecini kusursuzca yönetir.
Ancak bu destekleyici "hamak" yapısı çöktüğünde, yerçekiminin de acımasız etkisiyle mesane vajina kanalının içine doğru bombeleşerek sarkmaya başlar.
Bu durum sadece estetik veya yapısal bir sorun değil, doğrudan organın çalışma prensibini bozan fonksiyonel bir hasardır. Sarkan mesanenin içinde genellikle bir miktar idrar birikir ve bu göllenme hissi kadının tüm günlük konforunu felce uğratır.
Bu kritik süreci yönetirken, pelvik anatomiyi bir bütün olarak ele alabilen, mesane ve vajina ilişkisini kusursuzca onaracak tecrübeye sahip bir Samsun kadın doğum doktoru ile ilerlemek, üreme ve boşaltım sistemi sağlığınız açısından hayati bir önem taşır.
Erkeklerde veya Çocuklarda Sistosel Olur mu?
Tıbbi konularda internette yayılan bilgi kirliliği nedeniyle polikliniklerimizde sıkça karşılaştığımız sorulardan biri, idrar kesesi sarkmasının erkeklerde veya çocuklarda görülüp görülmediğidir.
Tıp literatüründeki kesin tanımıyla sistosel, mesanenin vajina boşluğuna doğru sarkması ve fıtıklaşması durumudur. Dolayısıyla anatomik olarak vajinaya sahip olmayan erkeklerde sistosel gelişmesi fiziksel ve tıbbi olarak kesinlikle imkansızdır.
Erkeklerde yaşanan mesane boşaltamama veya idrar problemleri genellikle prostat bezi büyümesi (BPH) ile ilişkilidir ve tamamen farklı bir ürolojik mekanizmadır.
Benzer şekilde, bağ dokusunu etkileyen son derece nadir ve ağır genetik sendromlar (kollajen doku hastalıkları vb.) haricinde çocuklarda da sistosel görülmez.
Bu rahatsızlık; gebelik, doğum, hormonal değişimler ve yılların getirdiği fiziksel yük nedeniyle pelvik tabanı yıpranmış erişkin kadınlara özgü, tedavi edilebilir bir ürojinekolojik durumdur.
Hastalarının beden mahremiyetine ve psikolojisine en yüksek hassasiyetle yaklaşan, ileri düzey pelvik taban onarım cerrahisindeki vizyonuyla hastalarına kalıcı anatomik çözümler sunan Op. Dr. Zehra Yılmaz, kliniğinde sizi bu yaşam enerjinizi çalan ve sosyal özgürlüğünüzü kısıtlayan anatomik problemden kurtararak sağlığınıza yeniden kavuşturmaktadır.
Sistosel Belirtileri Nelerdir?
İdrar torbası sarkması, bir gecede aniden gelişen bir travma değil; aylar, hatta yıllar içinde yavaş yavaş ilerleyen anatomik bir fıtıklaşmadır.
Bu sinsi ilerleyiş sırasında bedeniniz size sadece estetik değil, doğrudan organın fonksiyonel bozulmasına dair çok net mekanik sinyaller gönderir.
Kadınlar genellikle bu belirtileri yaşlanmanın veya geçmişteki doğumların doğal bir sonucu olarak kabul edip sessizce katlanmayı seçseler de, bu şikayetler pelvik tabanda acil onarım bekleyen bir doku yıkımının habercisidir.
Bedeninizin bu yardım çağrılarını doğru okumak, mesane kasları kalıcı olarak tembelleşmeden ve böbrek fonksiyonları etkilenmeden tedaviye başlamanın en önemli adımıdır.
Vajinada Ele Gelen Yumru, Şişlik veya Bası Hissi
Sistosel vakalarında hastaları hekime getiren en belirgin ve en endişe verici şikayet, tuvalet temizliği sırasında veya duş alırken vajina girişinde ele gelen, yumuşak dokulu bir kitledir. Bu kitle, vajina ön duvarını iterek dışarı doğru fırlayan idrar torbasının ta kendisidir.
Özellikle uzun süre ayakta kalındığında, ağır bir eşya kaldırıldığında veya günün ilerleyen saatlerinde pelvik bölgede aşağıya doğru çeken derin bir ağırlık hissi oluşur.
Çoğu hastamız bu durumu "sanki vajinamın içinde bir top var ve üzerine oturuyormuşum gibi hissediyorum" şeklinde tarif etmektedir. Hasta uzanıp dinlendiğinde yerçekimi etkisi ortadan kalktığı için bu şişlik genellikle içeri doğru çekilir ve bası hissi geçici olarak kaybolur.
İdrar Kaçırma veya Mesaneyi Tam Boşaltamama
İdrar torbası anatomik yuvasından aşağıya doğru kaydığında, idrarı tutan ve boşaltan o kusursuz kapakçık mekanizmasının açısı tamamen bozulur.
Bu bozulma hastada birbirine zıt iki farklı ürolojik krize yol açabilir. Bir yandan, öksürme, hapşırma, gülme veya merdiven çıkma gibi karın içi basıncının arttığı anlarda o bozulan açı nedeniyle hasta istemsizce idrar kaçırabilir (stres inkontinans).
Diğer yandan ise, mesane vajinaya doğru sarkıp bir cep oluşturduğu için, hasta tuvalete gittiğinde idrarını yapsa dahi o sarkan cebin içindeki idrarı fiziksel olarak yukarı itip boşaltamaz.
Bu durum hastada tuvaletten kalkar kalkmaz tekrar idrar yapma isteği uyandırır ve bazı ileri evre vakalarda hastalar idrarlarını yapabilmek için sarkan o kitleyi elleriyle vajinadan içeri doğru itmek zorunda kalırlar.
İlişki Sırasında Ağrı
Sarkan idrar torbası, vajina kanalının ön duvarını devasa bir şekilde şişirerek o bölgenin doğal anatomik yapısını ve esnekliğini tamamen bozar.
Bu durum, cinsel birleşme sırasında vajina kanalının daralmasına ve mekanik bir tıkanıklık oluşmasına neden olur.
Anatomik engelin yarattığı sürtünme ve idrar torbasına yapılan baskı, hastanın ilişki sırasında derinde künt bir ağrı veya batma hissi (disparoni) yaşamasına yol açar.
Ağrı korkusu ve sarkan dokunun yarattığı estetik kaygılar, zamanla kadının cinsellikten soğumasına, partneriyle arasına psikolojik bir duvar örmesine ve derin bir özgüven kaybına neden olan sessiz bir sosyal travmaya dönüşür.
İdrar Torbası Neden Sarkar?
Sistosel, kadınların pelvik tabanını bir ağ gibi saran o güçlü destek dokularının (fasya ve bağların) zamanın, yerçekiminin ve fiziksel zorlanmaların etkisiyle yırtılarak taşıma kapasitesini yitirmesinin bir sonucudur.
İdrar torbası tek başına durduk yere aşağı kaymaz; onu yukarıda tutan zeminin çökmesi gerekir. Bu çöküşü hazırlayan zemin genellikle genetik doku zayıflığıyla başlasa da, hayat boyu maruz kalınan bazı temel risk faktörleri süreci hızlandırarak hastalığı görünür kılar.
Zorlu, İri Bebekli ve Çok Sayıda Normal Doğumlar
Tıpkı rahim sarkmasında olduğu gibi, idrar torbası sarkmasının da en birincil nedeni geçirilen normal doğumlardır.
Vajinal doğum sırasında bebeğin başı doğum kanalından geçerken, vajinanın hemen üstünde duran mesane ile vajina arasındaki bağ dokusu maksimum seviyede gerilir, ezilir ve çoğu zaman mikroskobik düzeyde yırtılır.
Özellikle bebeğin dört kilonun üzerinde olduğu iri bebek doğumları, doğum eyleminin çok uzun sürdüğü yorucu travmalar, vakum veya forseps gibi aletlerin kullanıldığı müdahaleli doğumlar ve çok sayıda normal doğum yapmış olmak, bu destek dokusundaki tahribatı kalıcı hale getirir.
Genç yaşlarda vücut bu hasarı tolere etse de, bağ dokusu yoruldukça mesane sarkması kaçınılmaz hale gelir.
Menopoz Döneminde Östrojen Azalmasına Bağlı Doku Zayıflığı
Kadın bedenindeki bağ dokularının, kasların ve damarların elastikiyetini koruyan mucizevi güç östrojen hormonudur.
Menopoz süreciyle birlikte yumurtalıkların östrojen üretimi durduğunda, tüm pelvik bölgedeki dokular hızla kurumaya, incelmeye ve güçlerini kaybetmeye başlar (ürogenital atrofi).
Yıllar önce geçirilen doğumların yarattığı ancak o güne kadar östrojenin desteğiyle gizli kalmış olan hasarlar, menopozla birlikte ortaya çıkar. Zayıflayan bu ince destek zarı artık mesanenin ağırlığını taşıyamaz ve idrar torbası hızlı bir şekilde vajina boşluğuna doğru fıtıklaşır.
Kronik Öksürük, Obezite ve Ağır Kaldırma

Mesane, hem yerçekimiyle hem de karın içinden gelen yukarıdan aşağıya doğru bir basınçla sürekli mücadele halindedir.
Eğer bir kadın astım, alerji veya uzun süreli sigara kullanımı nedeniyle kronik öksürük krizleri yaşıyorsa, her öksürük o zayıflamış pelvik tabana içeriden atılan bir tekme etkisi yaratır.
Aynı şekilde, inatçı kabızlık nedeniyle tuvalette sürekli ıkınmak, obezite (aşırı kilo) nedeniyle karın içinde oluşan o devasa yağ kütlesinin organlara sürekli bası yapması veya mesleki/günlük yaşam gereği sürekli ağır yük kaldırmak, fasyadaki o küçük yırtıkları zamanla genişleterek idrar torbasının sarkma sürecini dramatik bir şekilde hızlandırır.
Sistosel Dereceleri
Polikliniğimize idrar torbası sarkması şikayetiyle başvuran her hastaya aynı standart tedaviyi uygulamak, modern jinekolojinin kişiselleştirilmiş tıp anlayışına tamamen aykırıdır.
Tedavi haritasını çizerken en kritik aşama, idrar torbasının vajina içindeki o anatomik çöküşünün hangi derecede (evrede) olduğunu net olarak belirlemektir.
Tıbbi muayene sırasında yapılan bu derecelendirme (Pelvik Organ Prolapsusu Evrelemesi), sarkmanın sadece bugün yarattığı tahribatı değil, gelecekte böbreklerinize ve mesanenize verebileceği olası zararları da öngörmemizi sağlayarak, cerrahi veya ameliyatsız tedavi seçeneklerinin sınırlarını kesin olarak çizer.
Vajina İçinde Kalan Erken Dönem Sarkmalar
Hastalığın bu başlangıç evrelerinde idrar torbası normal anatomik yuvasından aşağıya doğru kaymaya başlamıştır ancak henüz vajina çıkışından (kızlık zarı hizasından) dışarı fırlamamıştır.
Evre 1 vakalarında sarkma çok hafiftir ve çoğu zaman hastalar hiçbir belirti hissetmezler; genellikle rutin bir jinekolojik muayene sırasında tesadüfen saptanır. Evre 2'de ise mesane artık vajina girişine kadar inmiştir.
Hastalar genellikle ayakta fazla kaldıklarında o hafif ağırlık ve dolgunluk hissini yaşamaya başlarlar. Bu erken evreler, hastalığın henüz cerrahi bir müdahaleye gerek kalmadan durdurulabileceği ve pelvik taban destekleyici yöntemlerle kontrol altına alınabileceği en şanslı dönemdir.
Vajina Dışına Çıkan İleri Derece Sarkmalar
Bu evreler, idrar torbasını tutan o koruyucu fasyanın (bağ dokusunun) tamamen yırtıldığı ve anatomik sınırların aşıldığı ileri derece çöküş tablolarıdır.
Evre 3'te sarkan mesane vajina girişini aşarak dışarıya doğru belirgin bir şekilde fırlamıştır ve hasta bu kitleyi eliyle çok net bir top gibi hisseder. Evre 4 ise sarkmanın en şiddetli halidir; mesanenin neredeyse tamamı vajinadan tamamen dışarı sarkarak bacak arasına oturmuştur.
Bu ileri evrelerde idrar yapamama, sarkan dokunun sürtünerek kanaması ve derin enfeksiyonlar kaçınılmazdır. Bu boyuttaki bir anatomik yıkımı egzersizle veya ilaçla düzeltmek tıbben imkansız olduğu için cerrahi müdahale artık acil bir zorunluluk haline gelmiştir.
Sistosel Teşhisi Nasıl Konulur?
İdrar torbası sarkmasının teşhisi, herhangi bir kan tahliliyle veya karmaşık MR çekimleriyle değil, son derece titiz ve spesifik bir ürojinekolojik muayeneyle konulur.
Kliniğimizde hastamız standart jinekolojik muayene pozisyonuna alındıktan sonra, ondan güçlü bir şekilde öksürmesi veya tuvaletteymiş gibi ıkınması istenir (Valsalva manevrası).
Bu karın içi basıncı artırma eylemi, sarkan idrar torbasının gerçek boyutunu ve derecesini hekimin gözleri önüne serer. Sarkmanın şiddetini belirledikten sonra, hastanın mesanesini tam boşaltıp boşaltamadığını görmek için yüksek çözünürlüklü ultrasonografi ile içeride kalan idrar miktarı (rezidüel idrar) ölçülür.
Gereken durumlarda detaylı bir idrar tahlili ve kültürü istenerek, o sinsi idrar yolu enfeksiyonu döngüsü de haritalandırılır ve tanı süreci eksiksiz bir şekilde tamamlanır.
Ameliyatsız Çözümler ve Cerrahi Yöntemler
İdrar kesesi sarkması tedavisinde temel felsefemiz, hastanın yaşına, şikayetlerinin yaşam kalitesini ne kadar bozduğuna ve doku yıkımının evresine en uygun olan, en az yıpratıcı yöntemi seçmektir.
Kliniğimizde, erken evrelerde ameliyatsız ve koruyucu tıbbi çözümlerle süreci yönetirken, anatomik bütünlüğün tamamen bozulduğu noktalarda modern cerrahinin o kalıcı ve mucizevi onarım gücünü devreye sokuyoruz.
1. Erken Evre İçin Ameliyatsız (Konservatif) Yaklaşımlar
Henüz vajina dışına çıkmamış, hastanın idrar fonksiyonlarını ciddi şekilde bozmayan Evre 1 ve Evre 2 sarkmalarda, ameliyat masasından önce uygulanan son derece etkili destekleyici tedaviler mevcuttur.
Bu yöntemlerin amacı yırtılan dokuyu dikmek değil, etrafındaki kasları güçlendirerek sarkmanın Evre 3'e ilerlemesini engellemektir.
Pelvik Taban Egzersizleri (Kegel)
Kegel egzersizleri olarak bilinen pelvik taban kas eğitimleri, hastalar tarafından genellikle sarkan organı tekrar eski yerine çekecek sihirli bir yöntem olarak algılanır.
Tıbbi gerçek şudur ki; fiziksel olarak yırtılmış veya esnemiş olan o fasyayı hiçbir egzersiz dikemez ve fıtıklaşmış mesaneyi tamamen yukarı kaldıramaz.
Ancak doğru ve düzenli yapılan Kegel egzersizleri, mesanenin etrafındaki pelvik kasları inanılmaz derecede güçlendirerek, organın daha fazla aşağı kaymasını engeller ve hastanın o can sıkıcı idrar kaçırma şikayetlerini büyük oranda ortadan kaldırır.
Vajinal Pesser Uygulaması
Eğer hasta egzersizden fayda göremiyor ancak ameliyat da olmak istemiyorsa, en pratik tıbbi çözüm vajinal pesser kullanımıdır.
Pesserler, tıbbi silikondan üretilmiş, genellikle halka veya küp şeklinde olan esnek aparatlardır. Poliklinik şartlarında saniyeler içinde vajinanın derinliğine yerleştirilen bu aparat, sarkan idrar torbasını tıpkı içeriden bir iskele gibi yukarı doğru kaldırır ve destekler.
Pesser takılıyken idrar torbası eski anatomik konumuna yükseldiği için hasta anında tuvaletini rahatça yapabilir ve aşağı çeken ağırlık hissinden saniyeler içinde kurtulur.
2. Sistosel Ameliyatı
Ameliyatsız yöntemlerin yetersiz kaldığı, mesanenin vajina dışına taştığı (Evre 3 ve 4) ve hastanın böbrek sağlığının tehlikeye girdiği ileri derece vakalarda, tek kalıcı ve kesin çözüm bozulan anatomiyi cerrahi olarak yeniden inşa etmektir.
Ön Onarım (Anterior Kolporafi) Yöntemi
Sistosel ameliyatlarının altın standardı, karında hiçbir kesi veya dikiş izi bırakmadan tamamen vajinal yoldan (doğal açıklıktan) yapılan Ön Onarım (Anterior Kolporafi) cerrahisidir.
Bu işlemde uzman cerrah, vajinanın ön duvarını hassas bir şekilde açarak sarkan idrar torbasına ulaşır. İdrar torbası nazikçe yukarı, kendi olması gereken orijinal yuvasına doğru itilir.
Ardından, idrar torbasının sarkmasına neden olan o yırtılmış ve esnemiş zayıf fasya dokusu (bağ dokusu), kendiliğinden eriyen çok güçlü medikal dikişlerle büzülerek ve üst üste katlanarak inanılmaz derecede sağlamlaştırılır.
Son olarak vajina ön duvarındaki fazla ve sarkık doku estetik bir şekilde çıkarılarak işlem tamamlanır.
Askı Cerrahisi ve Sentetik Yama
Bazı hastaların genetik doku yapıları o kadar zayıftır ki, kendi dokularıyla yapılan o sağlam dikişler bile yıllar içinde tekrar esneyebilir.
Özellikle daha önce sarkma ameliyatı olmuş ancak hastalığı tekrarlamış (nüks etmiş) vakalarda veya doku yıkımının çok ağır olduğu ileri evre durumlarda, hastanın kendi dokusuna güvenmek yerine sentetik yama (mesh) teknolojisi devreye sokulur.
İdrar torbasının altına, vücutla tamamen uyumlu olan bu tıbbi yamalar yerleştirilerek mesane o bölgedeki çok daha güçlü bağlara (sakrospinöz bağlar) asılır. Bu askı yöntemi, yerçekimine karşı uzun yıllar boyunca sarsılmaz bir direnç sağlar.
İdrar Kesesi Sarkması Ameliyatı Sonrası İyileşme Süreci
Ameliyat masasında elde edilen o kusursuz anatomik onarımın ömür boyu kalıcı olması, cerrahın ustalığı kadar, hastanın ameliyat sonrasındaki o çok kritik doku kaynama sürecine göstereceği özene de bağlıdır.
Vajinal yoldan yapılan bu operasyonlar dışarıdan bir kesi izi bırakmadığı için hastalarımız genellikle kendilerini çok hızlı bir şekilde iyi hissederler.
Ancak unutulmamalıdır ki, vajinanın iç derinliklerinde atılan o sağlam dikişlerin erimesi ve dokunun yeni formunda kemikleşmiş bir dirence ulaşması haftalar süren hücresel bir onarım periyodu gerektirir.
Bu süreçte bedeninize o iyileşme zamanını tanımak, tedavinin kalıcı başarısı için altın kuraldır.
Hastanede Yatış Süresi ve Günlük Hayata Dönüş
Sistosel onarımı (Anterior Kolporafi) karın açılmadan tamamen doğal yoldan gerçekleştirildiği için iyileşme süreci açık ameliyatlara kıyasla olağanüstü derecede hızlı ve konforludur.
Hastalarımız genellikle ameliyatın yapıldığı günün akşamı ayağa kalkıp yürüyebilir, mesane fonksiyonları kontrol edildikten sonra en fazla bir gece hastanede misafir edilerek ertesi sabah sağlıkla evlerine uğurlanırlar.
Taburcu olduktan sonraki ilk hafta evde istirahatle geçirilir. Çoğu hastamız ikinci haftanın sonunda masa başı işlerine dönebilecek, araç kullanabilecek ve günlük hafif sosyal aktivitelerini rahatça yerine getirebilecek fiziksel gücü toplamış olur.
Ameliyatın Başarısını Korumak İçin Evde Dikkat Edilecekler
Hastaneden eve geçiş yaptığınızda, ağrılarınızın hızla geçmesi sizi yanıltmamalı ve hemen eski yorucu rutininize dönmemelisiniz.
Vajina içindeki o taze dikiş hattı, pelvisin üzerine binen her yükü doğrudan hisseder. Bu nedenle dokuların sarsılmaz bir şekilde birbirine tutunması için ilk altı haftalık periyotta yaşam tarzınızda bazı zorunlu ama geçici kısıtlamalara harfiyen uymanız gerekmektedir.
Samsun Sistosel (İdrar Torbası Sarkması) Ameliyatı Fiyatları 2026
2026 yılı sağlık sektörü güncel verileri çerçevesinde Samsun'da uygulanan idrar torbası sarkması ameliyatlarının maliyeti, hastaya tek tip bir paket olarak değil, o anki anatomik hasarın derinliğine göre şeffaf bir biçimde oluşturulmaktadır.
Fiyatları Etkileyen Faktörler
Ameliyat bütçesini belirleyen temel kıstas, işlemin cerrahi zorluğudur.
Sadece ön vajina duvarının daraltılarak onarıldığı standart bir sarkma ameliyatı ile, dokuların çok zayıf olduğu vakalarda o bölgeye destekleyici sentetik yama (mesh) yerleştirilmesini gerektiren kompleks cerrahilerin malzeme ve işçilik giderleri birbirinden farklıdır.
Ayrıca sistosele idrar kaçırma ameliyatının (TOT) veya rahim sarkması ameliyatının eşlik edip etmediği de maliyeti doğrudan şekillendirir.
Size özel en doğru cerrahi planlama, yapılacak olan kapsamlı pelvik muayenenin ardından hiçbir sürpriz bırakmayan dürüst bir fiyatlandırmayla tarafınıza sunulur.
Samsun Sistosel Tedavisi Video Köşesi
Sonuç
Samsun sistosel tedavisi, bedeninizi yıllardır yoran o aşağı çekilme hissinden, sürekli tuvalet arama endişesinden ve sosyal özgürlüğünüzü kısıtlayan idrar sorunlarından kurtularak yeniden o ağrısız, güvenli ve sağlıklı kadınlık anatominize kavuşmanızın adıdır.
Vücudunuzun sessizce katlandığı bu mekanik yıkım bir kader veya saklanması gereken bir utanç kaynağı değil, modern tıbbın zarif dokunuşlarıyla saniyeler içinde yukarı asılarak düzeltilebilecek fonksiyonel bir hasardır.
Bu dönüşüm yolculuğunda, sadece bir organı onarmakla kalmayıp sizin o yitirilen yaşam kalitenizi ve özgüveninizi de bir heykeltıraş titizliğiyle yeniden inşa eden, üstün ürojinekolojik cerrahi tecrübesiyle her daim güven veren Op. Dr. Zehra Yılmaz, kliniğinde en ileri tedavi protokolleriyle sizi beklemektedir.
Bedeninize olan inancınızı ertelemeyin ve sağlığınızın o mükemmel kontrolünü bugün yeniden elinize alın.
Sık Sorulan Sorular
Kesinlikle geçmez. Sarkma, bağ dokusunun mekanik olarak yırtılmasıdır. Herhangi bir ilacın, bitkisel suyun veya kremin yırtık bir dokuyu fiziksel olarak dikmesi veya sarkan bir organı yukarı asması tıbben imkansızdır.
Doğru cerrahi teknikle başarı oranları çok yüksektir ve genellikle ömür boyu kalıcıdır. Ancak aşırı kilo alma, inatçı kabızlık veya mesleki olarak sürekli ağır kaldırma devam ederse yıllar içinde tekrarlama riski mevcuttur.
Hamile kalınmasına hiçbir fiziksel engeli yoktur. Ancak sarkma ameliyatı geçirmiş bir kadının bir daha vajinal (normal) doğum yapması, yapılan tüm o onarımları yırtıp parçalayacağı için sonraki doğumlar mutlaka sezaryenle olmalıdır.
Evet, çok büyük bir sıklıkla birlikte görülür. Pelvik taban bir bütün olarak zayıfladığı için rahim ve idrar torbası genellikle vajina kanalına doğru beraber fıtıklaşırlar ve ameliyatta her ikisi aynı anda onarılır.
Ameliyat sinir uçlarına zarar vermediği için herhangi bir his kaybı yaşanmaz. Aksine, vajina içindeki o sarkan devasa kitle ortadan kalktığı ve anatomi daraldığı için cinsel ilişkide yaşanan ağrılar biter, kalite belirgin şekilde artar.









