Uzmanlık Alanları

Samsun Gebelikte Tarama Testleri

Sağlıklı bir hamilelik süreci geçirebilmeniz için bebeğinizin gelişimini izleyen ve oluşabilecek genetik riskleri erken evrede analiz eden standart klinik uygulamalardır.

Samsun gebelikte tarama testleri, anne karnında büyüyen bebeğin genetik ve anatomik gelişimini yakından takip etmek, olası riskleri daha doğmadan tespit edebilmek adına sunulan en güçlü tıbbi güvenlik kalkanıdır. 

Gebelik haberi alındığı andan itibaren ailelerin zihnini meşgul eden o büyük "Bebeğim sağlıklı mı?" sorusu, modern tıbbın sunduğu bu gelişmiş tarama programları sayesinde varsayımlardan çıkarak kanıta dayalı bir netliğe kavuşur. 

Gebelik takibi sadece kilo kontrolü yapmak veya ultrasonda bebeğin elini ayağını izlemekten ibaret bir süreç değildir. 

Asıl tıbbi başarı, hücre bölünmesi sırasında oluşabilecek o görünmez genetik hataları henüz ilk trimesterde (ilk üç ayda) tespit edebilmek ve aileyi bu biyolojik yolculukta hiçbir sürprizle karşılaştırmamaktır. 

Bu testlerin amacı ebeveynleri paniğe sürüklemek değil, aksine süreci karanlık bir bilinmezlikten kurtarıp tamamen şeffaf, yönetilebilir ve güvenli bir tıbbi rotaya oturtmaktır.

Bebeğinizin Sağlığı İçin Erken Teşhis

Bebeğinizin Sağlığı İçin Erken Teşhis

Gebelik serüveni mucizevi olduğu kadar, insan bedeninin en karmaşık biyolojik üretim döngüsüdür ve bu inanılmaz mühendislik sürecinde mikroskobik kopyalama hatalarının yaşanma ihtimali her zaman masadadır. 

Samsun'da uygulanan modern gebelik tarama testleri, annenin kanında dolaşan özel hormon seviyelerini milimetrik ultrason ölçümleriyle birleştirerek bu genetik sapmaları henüz en başında tespit etmeyi hedefler. 

Anne adayının sadece yaşına, beslenmesine veya aile geçmişine güvenerek risk haritası çıkarmak artık güncel tıbbın gerisinde kalmış bir yaklaşımdır. 

Rutin takipler sırasında alanında yetkin bir Samsun kadın doğum doktoru vizyonuyla planlanan bu testler, kulaktan dolma varsayımları bir kenara bırakarak bebeğinizin o benzersiz biyolojik şifresini bilimin ışığında okumamızı sağlar.

Tarama Testi ile Tanı Testi Arasındaki Fark Nedir?

Klinik pratiğinde anne adaylarının en sık yaşadığı travmaların ve yersiz paniklerin ana kaynağı, "tarama" ve "tanı" kavramlarının internetteki bilgi kirliliği yüzünden birbirine karıştırılmasıdır. 

Tarama testleri (ikili, üçlü veya dörtlü testler) bebeğinizin kesinlikle hasta olduğu sonucunu vermez; sadece o hastalığın sizin gebeliğinizde görülme olasılığının istatistiksel bir risk skorunu çıkararak hekime "bu bebeği daha detaylı incelemeliyiz" şeklinde güçlü bir alarm zili çalar. 

Tanı (teşhis) testleri ise herhangi bir olasılık veya istatistik hesabı yapmadan, doğrudan bebeğin DNA'sını veya hücresini mikroskop altında inceleyerek hastalığın varlığını yüzde yüze yakın bir kesinlikle doğrular ya da tamamen reddeder. 

Hastaların en hassas olduğu bu dönemde tarama ve tanı arasındaki bu hayati ayrımı en dürüst haliyle anlatan, test sonuçlarını sadece kağıt üzerindeki rakamlar olarak değil anatomik gerçekliklerle yorumlayarak aileleri yersiz korkulardan arındıran klinik otorite ise Op. Dr. Zehra Yılmaz olarak öne çıkmaktadır.

Gebelik Haftalarına Göre Rutin Tarama Testleri Takvimi

Gebelik, kendi içinde muazzam bir kronolojik disiplinle ilerleyen biyolojik bir zaman çizelgesidir ve bu takvimdeki her bir tarama testinin yapılabilmesi için fetüsün anatomisinde belirli bir olgunluğa ulaşılması şarttır. 

Tıp dünyasında bu testler için açılan zaman pencereleri son derece dardır; bir testi zamanından çok erken yapmak cihazların o milimetrik yapıları henüz görememesine neden olurken, test penceresini kaçırıp geç kalmak ise ölçülmesi gereken o hayati sıvıların dokulara karışıp kaybolmasına yol açar. 

Bu nedenle gebeliğinizi tesadüflere bırakmamak ve bebeğinizin genetik haritasını en doğru zamanda okuyabilmek için, hekiminizin sizin için çizeceği o haftalık tarama rotasına harfiyen uymanız sürecin en temel medikal kuralıdır.

11 - 14. Hafta: İkili Tarama Testi ve Ultrason Değerlendirmesi

Gebeliğin ilk trimesterinin (ilk üç ayının) sonlarına doğru uygulanan ikili tarama testi, ailenin bebeğin genetik sağlığı hakkında aldığı ilk ve en önemli medikal rapordur. 

Bu testin zamanlaması tıp literatüründe kesin çizgilerle belirlenmiştir; on birinci hafta ile on üçüncü haftanın altıncı günü arasındaki o dar pencerede yapılmak zorundadır. 

Bu periyot, bebeğin hücresel gelişiminin kromozomal anomalilere dair en net ipuçlarını verdiği ve ultrasonografik ölçümlerin en yüksek doğruluk payına ulaştığı o altın zaman dilimidir.

16 - 20. Hafta: Üçlü ve Dörtlü Tarama Testleri

Eğer aile gebeliğin erken döneminde doktora başvurmayı kaçırmış ve ikili test penceresi kapanmışsa, ikinci trimesterde (16 ile 20. haftalar arası) devreye üçlü veya dörtlü tarama testleri girer. 

Bu testler, ikili testte olduğu gibi bir ultrasonografi ölçümüyle hormonların birleştirilmesi prensibine dayanmaz; sadece anneden alınan kan örneğindeki biyokimyasal belirteçlerin yaş ve kilo faktörleriyle hesaplanmasından ibarettir. 

İkili testi zamanında ve düşük riskli olarak atlatan hastalar için bu testlerin tamamını yaptırmak genellikle tıbbi bir zorunluluk olmasa da, doktorunuz bazı durumlarda ikili testin sonucunu desteklemek veya omurga açıklığı (nöral tüp defekti) gibi farklı anomalileri ekarte etmek için bu testleri de panelinize ekleyebilir.

24 - 28. Hafta: Şeker Yükleme (Glukoz Tarama) Testi

Gebelik hormonlarının annenin metabolizmasında yarattığı insülin direnci, genellikle yirmi dördüncü haftadan itibaren kendini göstermeye başlar. 

İnternetteki hiçbir bilimsel dayanağı olmayan asılsız iddiaların aksine, bu haftalarda yapılan şeker yükleme testi bebeği zehirleyen bir işlem değil, sinsi ilerleyen gebelik şekerini tespit ederek bebeği o yüksek şekerin yıkıcı etkilerinden koruyan hayat kurtarıcı bir taramadır. 

Test sırasında anneye içirilen özel glukoz sıvısının içindeki şeker miktarı, standart bir porsiyon tatlıda veya birkaç dilim meyvede bulunan şekerden daha fazla değildir. 

Eğer bu tarama yapılmaz ve gizli şeker teşhis edilmezse; bebeğin aşırı iri doğması (makrozomi), doğum sonrası ani kan şekeri düşüşleri, amniyon sıvısında tehlikeli artışlar ve hatta ani bebek kayıpları gibi çok ağır medikal tabloların yaşanması ne yazık ki kaçınılmazdır.

Gebelikte Detaylı (Ayrıntılı) Ultrasonografi Taraması

Genellikle gebeliğin yirminci ile yirmi dördüncü haftaları arasında planlanan detaylı ultrasonografi, bir kan tahlili değil, bebeğin anatomisinin kelimenin tam anlamıyla tepeden tırnağa görsel olarak diseke edildiği en kapsamlı yapısal muayenedir. 

Bu taramada bebeğin beynindeki odacıklar, kalbine giren ve çıkan dev damarlar, omurgasının dizilimi, böbreklerinin yapısı, dudak damak bütünlüğü ve parmak boğumları yüksek çözünürlüklü cihazlarla tek tek incelenir. 

Üçlü veya dörtlü testler sadece genetik şifre hakkında olasılık verirken; ayrıntılı ultrason, bebeğin iç organlarında hayati bir gelişim kusuru (örneğin kalpte bir delik veya böbrekte genişleme) olup olmadığını doğuma aylar kala tespit eder. 

Detaylı ultrasonografi taraması, bebek doğar doğmaz ameliyathanede hazır bekleyecek özel bir yenidoğan cerrahi ekibinin zamanında planlanmasını sağlayan en güçlü fiziksel tarama yöntemidir.

NIPT Testi (Fetal DNA)

Klasik ikili veya dörtlü tarama testleri, hormon seviyelerine bakarak istatistiksel bir risk tahmini yaparken, gelişen genetik teknolojisi anne adaylarına çok daha kesin, net ve modern bir alternatif sunmuştur. 

Tıp dünyasında prenatal taramanın kurallarını baştan yazan NIPT (Non-İnvaziv Prenatal Test), bebeğin doğrudan genetik materyaline ulaşarak geleneksel testlerin yanılma paylarını ve o sinir bozucu gri alanları (ara riskli sonuçları) neredeyse tamamen ortadan kaldırır. 

Aileyi gereksiz amniyosentez stresinden kurtaran bu test, sadece şüpheli gebeliklerde değil, bebeğinin kromozom sağlığını hiçbir riske girmeden en erken haftalarda öğrenmek isteyen her anne adayı için günümüz obstetrik pratiğinin en güçlü ve güvenilir altın standardı haline gelmiştir.

NIPT (Anne Kanından Fetal DNA) Testi Nedir?

Gebelik süresince plasentadan (bebeğin eşinden) doğal yollarla dökülen mikroskobik hücre kalıntıları ve serbest DNA parçacıkları, sürekli olarak annenin kendi kan dolaşımına sızar. 

NIPT testi, işte annenin damarlarında dolaşan bu bebeğe ait serbest DNA (cffDNA) parçacıklarını yakalama prensibine dayanır. 

Gebeliğin onuncu haftasından itibaren annenin kolundan alınan basit bir tüp kan, son teknoloji genetik laboratuvarlarına gönderilir ve özel cihazlar annenin DNA'sı ile bebeğin DNA'sını birbirinden ayrıştırarak bebeğin kromozom dizilimini kelime kelime okur. 

Yani ortada bebeğin kesesine girilen bir iğne veya cerrahi bir işlem yoktur; tamamen sıradan bir kan verme işlemiyle bebeğin genetik şifresine doğrudan ulaşılır.

NIPT Testinin Avantajları ve Dezavantajları Nelerdir?

Bu yeni nesil testin en büyük tıbbi avantajı, ultrason şüphesi veya yaş riski olan annelerde, düşük riski barındıran girişimsel işlemlere (amniyosentez) gerek kalmadan Down sendromu gibi hastalıkları yüzde doksan dokuzun üzerinde bir doğrulukla yakalayabilmesidir. 

Anneye veya bebeğe hiçbir fiziksel zararı yoktur ve test onuncu hafta gibi çok erken bir dönemde yapılabildiği için aileye zaman kazandırır. 

Ancak dezavantajları da mutlaka bilinmelidir; NIPT ne kadar hassas olursa olsun teknik olarak hala bir "tarama" testidir, yani kesin teşhis (tanı) koymaz. Pozitif çıkan bir sonucun mutlaka amniyosentez ile doğrulanması gerekir. 

Ayrıca annenin vücut kitle indeksinin çok yüksek olması (aşırı obezite) veya kanın çok erken haftalarda verilmesi durumunda kanda yeterli fetal DNA bulunamayabilir ve testin tekrarlanması gerekebilir. 

Yüksek laboratuvar maliyetleri de bu testin klasik taramalara göre dezavantajlı olduğu bir diğer pratik noktadır.

Fetal DNA Testi Hangi Genetik Hastalıkları Tespit Eder?

Annenin kolundan alınan o tek tüp kan, laboratuvarın inceleme kapasitesine (panel genişliğine) göre bebeğin genetiği hakkında çok geniş bir yelpazede bilgi sunar. 

Standart bir NIPT paneli en sık görülen yaşamla bağdaşan ve bağdaşmayan kromozom sayı anormalliklerini tararken, genişletilmiş paneller genlerdeki milimetrik kopmaları bile fark edebilecek kadar derin bir okuma yapar.

Kromozomal Anomaliler (Trizomiler)

İnsan hücresi yirmi üç çift kromozomdan oluşur ve bu kromozomların herhangi birinde iki yerine üç adet kopya bulunması durumuna trizomi adı verilir. 

Fetal DNA testi, en sık karşılaşılan bu hücresel bölünme hatalarını çok yüksek bir hassasiyetle yakalar.

Down Sendromu (Trizomi 21)

Yirmi birinci kromozomdaki fazlalıktan kaynaklanan ve zihinsel gelişim geriliği ile karakteristik yüz hatlarına neden olan Down sendromu, NIPT testinin tespit etmede en başarılı olduğu hastalıktır. 

İkili testin atlayabileceği vakaları bile hücrenin içindeki genetik haritayı okuyarak sıfıra yakın bir yanılma payıyla aileye raporlar.

Edwards (Trizomi 18) ve Patau (Trizomi 13) Sendromları

Bebekte çok ağır kalp anomalileri, beyin hasarları ve çoklu organ yetmezlikleri yaratan, doğumdan sonra yaşama şansı maalesef çok düşük olan bu ağır kromozom fazlalıkları da anne kanındaki DNA analizinde net bir şekilde görülür.

Erken tespit, ailenin bu zorlu medikal gerçekliğe psikolojik olarak hazırlanması ve doğum şartlarının planlanması açısından hayati önem taşır

Cinsiyet Kromozomu Bozuklukları

NIPT testi sadece vücut kromozomlarını değil, bebeğin cinsiyetini belirleyen X ve Y kromozomlarındaki sayısal dengesizlikleri de analiz eder. 

Kız bebeklerde bir X kromozomunun eksik olması (Turner Sendromu) veya erkek bebeklerde fazladan bir X kromozomu bulunması (Klinefelter Sendromu) gibi ileride gelişim ve üreme sağlığını (kısırlık) doğrudan etkileyecek durumlar bu taramayla anne karnında güvenle tespit edilir.

Mikrodelesyon Sendromları

Mikrodelesyonlar, kromozomun tamamının değil, mikroskopla bile zor görülen çok ufak bir gen parçasının kopup kaybolması durumudur. 

İkili testler veya normal ultrason muayeneleri bu genetik kayıpları asla göremez. Genişletilmiş Fetal DNA panelleri, bu milimetrik hasarları tarayarak nadir görülen ancak bebekte ağır yapısal hasarlar bırakan sendromların izini sürer.

DiGeorge Sendromu Taraması

En bilinen mikrodelesyon hastalıklarından biri olan ve yirmi ikinci kromozomda küçük bir gen parçasının eksikliğinden kaynaklanan DiGeorge sendromu, bebekte ağır kalp delikleri, yarık damak, kalsiyum eksikliği ve bağışıklık sistemi çöküşü ile kendini gösterir. 

Bu sendromun NIPT ile erken tespiti, bebeğin doğar doğmaz acil kardiyolojik müdahale yapabilecek donanımlı bir yoğun bakım ünitesine alınmasını sağlayarak hayat kurtarır.

Anne Sağlığına Yönelik Yapılan Önemli Kan ve Enfeksiyon Taramaları

Gebelik sürecinde tüm odak bebeğin genetiği üzerinde olsa da, sağlıklı bir fetüsün yetişebilmesi için annenin kan değerlerinin ve bağışıklık sisteminin o kusursuz taşıyıcılığı yapabilecek kapasitede olması gerekir. 

Annenin vücudunda tamamen sessizce ilerleyen, ona hiçbir zarar vermeyen ancak plasentayı geçerek bebeğe ulaştığında ölümcül hasarlar bırakan enfeksiyonlar ve kan grubu uyumsuzlukları, rutin gebelik takiplerinin vazgeçilmez bir parçası olarak ilk aylardan itibaren taranmak zorundadır.

Kan Grubu ve Rh Uygunsuzluğu (Kan Uyuşmazlığı) Taraması

Kan Grubu ve RH Uyumsuzluğu

Annenin kan grubunun Rh negatif (-), babanın ise Rh pozitif (+) olduğu durumlar, gebelikte çok sıkı takip edilmesi gereken kan uyuşmazlığı riskini doğurur. 

Eğer anne karnındaki bebek de babası gibi pozitif kan grubuna sahipse ve gebelik sırasında ufak bir sızıntıyla bebeğin kanı annenin kanına karışırsa; annenin bağışıklık sistemi bebeğin kan hücrelerini birer düşman virüs gibi algılayarak onları yok etmek için antikorlar üretir. 

Bu antikorlar plasentadan geçip bebeğin kanını parçalayarak onda ağır anemiye, kalp yetmezliğine ve anne karnında kayıplara neden olabilir. 

Bu tabloyu engellemek için annenin kanında bu savaşçı antikorların oluşup oluşmadığı taranır ve antikor oluşumunu bloke etmek amacıyla yirmi sekizinci haftada ve doğumdan hemen sonra anneye o hayat kurtarıcı koruyucu iğne yapılarak bebeğin güvenliği yüzde yüz sağlanır.

Gebelikte TORCH Paneli (Enfeksiyon Hastalıkları Taraması)

TORCH paneli; Toksoplazma, Kızamıkçık (Rubella), Sitomegalovirüs (CMV) ve Herpes (Uçuk virüsü) gibi enfeksiyonların baş harflerinden oluşan çok spesifik bir kan taramasıdır. 

Bu virüsler veya parazitler anneye bulaştığında hafif bir soğuk algınlığı veya boğaz ağrısı gibi geçiştirilebilirken, ilk üç ayda bebeğe bulaşırsa sağırlık, körlük, zeka geriliği ve organ kayıpları gibi geri dönüşü olmayan doğumsal anomaliler (teratojenik etki) yaratır. 

Özellikle kedi dışkısından veya iyi yıkanmamış yeşilliklerden bulaşan Toksoplazma, bu taramanın en kritik oyuncularından biridir. 

Gebeliğin en başında yapılan bu testlerle annenin bu hastalıklara karşı önceden bağışıklığı olup olmadığı tespit edilir ve eğer bağışıklık yoksa anne, bu riskli gıdalardan ve ortamlardan uzak durması konusunda medikal bir disiplinle uyarılır.

Tarama Testlerinde Risk Saptanırsa Hangi İşlemler Yapılır?

İkili veya dörtlü tarama testlerinizin sonucunda yüksek bir risk skoruyla karşılaşmak, anne adaylarının dünyasını başına yıkan bir travma gibi algılansa da tıbbi gerçeklik bu durumun bir hastalık teşhisi olmadığını söyler. 

Yüksek riskli bir sonuç, sadece bebeğinizin genetik haritasını hücre bazında incelememiz gerektiğine dair o güçlü uyarı sinyalidir. 

İşte bu noktada, kanda dolaşan olasılıkları ve istatistikleri bir kenara bırakarak, doğrudan bebeğin DNA'sını mikroskop altına yatırdığımız girişimsel (invaziv) tanı testleri devreye girer. 

Yüksek çözünürlüklü ultrason cihazlarının rehberliğinde gerçekleştirilen bu işlemler, gebelik haftasına ve plasentanın konumuna göre farklı tekniklerle uygulanarak aileye yüzde yüze yakın bir doğrulukla "kesin" cevabı sunar.

Koryon Villüs Biyopsisi

Gebeliğin henüz on birinci ile on dördüncü haftaları arasında, yani erken dönemde kesin sonuç almak isteyen veya ikili testinde çok yüksek risk saptanan hastalara uygulanan ilk altın standart yöntem Koryon Villüs Biyopsisi'dir (CVS). 

Bu işlemde, bebeğin içinde bulunduğu sıvıya veya bebeğin kendisine kesinlikle dokunulmaz; ultrason rehberliğinde çok ince bir iğneyle annenin karın duvarından girilerek, bebeğin eşi olan plasentadan saç teli kalınlığında minik doku örnekleri (koryon villüsleri) alınır. 

Plasenta ile bebek aynı döllenmiş yumurtadan geliştiği için, plasentanın genetik şifresi bebeğin genetik şifresiyle birebir aynıdır ve bu dokunun laboratuvarda incelenmesi Down sendromu dahil tüm kromozomal hastalıkları gün yüzüne çıkarır.

Amniyosentez

Amniyosentez

CVS için uygun haftalar kaçırılmışsa, gebeliğin on beşinci ile yirminci haftaları arasındaki dönemde uygulanan en yaygın ve güvenilir tanı yöntemi amniyosentezdir. 

Doktorunuz, ultrason ekranından bebeğin pozisyonunu milim milim takip ederek, bebeğe tamamen uzak ve güvenli bir "sıvı cebi" bulur. 

Bu boşluktan ince bir iğne yardımıyla bebeğin içinde yüzdüğü amniyon sıvısından yaklaşık iki yemek kaşığı kadar bir miktar çekilir. 

Bebeğin cildinden bu sıvıya dökülen hücreler, genetik laboratuvarında haftalarca süren özel kültür işlemlerinden geçirilerek çoğaltılır ve bebeğin tüm kromozom dizilimi harf harf fotoğraflanarak ailenin aklındaki tüm şüpheler kesin olarak silinir.

Kordosentez

Gebeliğin yirminci haftasından sonra, çok daha acil ve kritik kararların alınması gereken durumlarda başvurulan ileri düzey yöntem kordosentezdir. 

Bu işlemde ultrason kılavuzluğunda iğne ile doğrudan bebeğin göbek kordonundaki damara girilerek mililitre bazında saf fetal kan örneği alınır. 

Amniyosentezdeki hücrelerin laboratuvarda üremesi haftalar sürerken, kordosentezde alınan doğrudan kan olduğu için genetik sonuçlar birkaç gün içinde inanılmaz bir hızla çıkar.

Ayrıca bu yöntem sadece genetik analiz için değil, anne karnındaki bebeğin ağır kansızlık (anemi) yaşadığı veya tehlikeli enfeksiyonlar geçirdiği tespit edildiğinde bebeğe doğrudan kan nakli (transfüzyon) yapabilmek için de kullanılan hayat kurtarıcı bir müdahale yoludur.

Samsun Gebelikte Tarama Testleri Fiyatları 2026

Modern tıbbın sunduğu bu genetik güvenlik kalkanının maliyeti, aslında aileyi aylar sürecek bir psikolojik belirsizlikten kurtarması ve doğum anında yaşanabilecek ölümcül krizleri önlemesi düşünüldüğünde paha biçilemez bir yatırımdır. 

2026 yılı sağlık standartları çerçevesinde belirlenen tarama testi fiyatları; işlemin bir kan tahlili (ikili, dörtlü test), ultrasonografik bir detaylı inceleme veya genetik bir laboratuvar analizi (NIPT, Amniyosentez) olmasına göre farklılık gösterir. 

Gebelik bütçenizi planlarken, bu testlerin gereksiz bir harcama olmadığını, aksine bebeğinizin hayatını ve sizin ruh sağlığınızı bilimin ışığında koruyan en hayati sağlık sigortası olduğunu unutmamak ebeveynlerin en doğru bakış açısı olacaktır.

Fiyatları Belirleyen Faktörler

Fiyatları Belirleyen Faktörler

Klasik hormon tahlilleri olan ikili veya dörtlü testler, standart biyokimya laboratuvarlarında çalışıldığı için bütçe açısından oldukça erişilebilir seviyelerdedir. 

Ancak iş, hücre çekirdeğine inerek genetik okuma yapan NIPT (Fetal DNA) testine geldiğinde maliyet eğrisi doğal olarak yükselir. 

NIPT fiyatlarını belirleyen en temel faktör, kan örneğinin sadece temel Down sendromu paneli için mi yoksa yüzlerce nadir hastalığı kapsayan genişletilmiş bir paket için mi inceleneceğidir. 

Bunun yanı sıra, analiz edilecek kanın yurt içindeki genetik merkezlerinde mi yoksa Amerika veya Avrupa'daki referans laboratuvarlarında mı çalışılacağı da nihai test ücretini şekillendiren döviz bazlı en önemli dinamiktir.

Sonuç

Samsun gebelikte tarama testleri, anne karnındaki o mucizevi ama bir o kadar da bilinmezliklerle dolu büyüme yolculuğuna fener tutan, içinizi kemiren "acaba" sorularını bilimsel verilerle sonsuza dek susturan en değerli tıbbi donanımınızdır. 

Sadece çevrenin kulaktan dolma hikayelerine veya kendi varsayımlarınıza güvenerek aylarca sürecek o ağır psikolojik stresin altına girmek yerine; modern tıbbın sunduğu kan, DNA ve ultrason analizleriyle bebeğinizin genetik sağlığını garanti altına almak sizin elinizdedir. 

O test sonucunu elinize aldığınızda sadece rakamları değil, bebeğinizin kusursuz sağlığını görmenizi sağlayan, olası bir risk durumunda ise en doğru ve güvenli tıbbi rotayı sarsılmaz bir klinik tecrübeyle çizen Op. Dr. Zehra Yılmaz, bebeğinize sağlıkla kavuşacağınız o muazzam güne kadar en büyük destekçiniz olmaya devam etmektedir.

Video Köşesi

Sık Sorulan Sorular

İkili test yaptıran bir annenin üçlü veya dörtlü test de yaptırması zorunlu mu?

Eğer ikili testiniz yüksek çözünürlüklü bir ultrasonla desteklenerek yapılmış ve sonuç risksiz çıkmışsa, genellikle üçlü veya dörtlü testlerin tekrarlanmasına gerek duyulmaz. 

Sadece bebeğin omurga açıklığını (nöral tüp defekti) taramak amacıyla on altıncı haftada anneden sadece AFP (Alfa-fetoprotein) hormonu bakılması tıbben yeterli kabul edilir.

İkili test veya dörtlü test sonuçları pozitif (yüksek riskli) çıkarsa ne yapılmalı?

Bu sonuç bebeğinizin kesin hasta olduğu anlamına gelmez, sadece istatistiksel bir olasılıktır. 

Kesinlikle paniğe kapılmadan hekiminize başvurmalı ve teşhisi netleştirmek için yüzde doksan dokuz doğruluk payı olan NIPT (Fetal DNA) kan testine veya doğrudan tanı koyan amniyosentez gibi işlemlere yönelmelisiniz.

Tarama testlerinde bebeğin cinsiyeti belli olur mu?

Klasik ikili veya dörtlü kan testlerinde cinsiyet hormonu bakılmaz, cinsiyet sadece o haftalarda yapılan ultrason muayenesindeki fiziksel görünüme göre doktor tarafından tahmin edilebilir. 

Ancak NIPT (Fetal DNA) testi, bebeğin genetiğindeki cinsiyet kromozomlarını (X ve Y) doğrudan okuduğu için cinsiyeti kesin ve yüzde yüz netlikle raporlar.

Sadece sağlıklı beslenmek ve genç yaşta olmak genetik hastalık riskini sıfırlar mı?

Hayır sıfırlamaz; gebelikteki kromozom hataları (örneğin Down sendromu) annenin yediği içtiği şeylerle değil, yumurta ve sperm birleşirken tamamen rastgele oluşan hücresel bölünme kazalarıyla ilgilidir. 

İleri anne yaşı riski artırsa da, genetik anomaliler yirmili yaşlarındaki sağlıklı annelerin gebeliklerinde de tamamen tesadüfi olarak görülebilmektedir.

Tarama testleri bebeğe veya anneye zarar verir mi?

İkili, üçlü, dörtlü testler ve NIPT (Fetal DNA) gibi tarama testlerinin tamamı sadece annenin kolundan alınan bir tüp kanla ve karnın üzerinden yapılan zararsız ultrason dalgalarıyla gerçekleştirilir. 

Vücuda veya bebeğin bulunduğu keseye hiçbir müdahale olmadığı için bu tarama testlerinin düşük yapma veya bebeğe zarar verme riski yüzde sıfırdır.

Diğer Hizmetler