Uzmanlık Alanları

Samsun Myomektomi (Miyom Ameliyatı)

Sağlıklı rahim dokusuna zarar vermeden yalnızca miyomların vücuttan uzaklaştırılmasını amaçlayan, kadın sağlığında yaygın olarak başvurulan güvenilir bir cerrahi müdahaledir

Samsun myomektomi ameliyatı, kadın üreme sisteminde en sık karşılaşılan iyi huylu kas tümörleri olan miyomların, rahmin bütünlüğüne, doğurganlık kapasitesine ve genel organ sağlığına hiçbir zarar vermeden vücuttan ustalıkla uzaklaştırılması işlemidir. 

Miyomlar, çoğu zaman iyi huylu yapılarına rağmen bulundukları konum ve ulaştıkları boyutlar itibarıyla kadınların yaşam kalitesini derinden sarsan şiddetli kanamalara, kronik pelvik ağrılara ve kısırlık (infertilite) problemlerine yol açabilmektedir. 

Geçmiş yıllarda miyom tedavisinde radikal cerrahi yöntemler ilk seçenek olarak sunulurken, günümüzde modern tıbbın organ koruyucu (konservatif) cerrahi vizyonu sayesinde kadınlar rahimlerini kaybetme korkusu yaşamadan bu kitlelerden kurtulabilmektedir. 

Myomektomi, hastayı sadece fiziksel bir yükten kurtarmakla kalmayan, aynı zamanda gelecekteki anne olma hayallerini ve psikolojik bütünlüğünü de güvence altına alır.

Myomektomi Nedir?

Myomektomi Nedir?

Myomektomi, kelime anlamı olarak rahim kas tabakasından kaynaklanan miyomun (fibroidin) etrafındaki sağlıklı rahim dokusundan sıyrılarak sadece kitlenin kendisinin çıkarılmasıdır. 

Bu noktada hastalarımızın en çok karmaşa yaşadığı ve en büyük korkuyu duyduğu ayrım, myomektomi ile histerektomi arasındaki o devasa medikal farktır. 

Histerektomi, miyomlarla birlikte rahmin tamamen vücuttan alınması işlemidir ve kadının doğurganlığına kalıcı olarak son verir. Genellikle ailesini tamamlamış, menopoz dönemindeki veya çok sayıda dev miyomu olan hastalarda son çare olarak düşünülür.

Myomektomi ise tam aksine, rahmi feda etmek yerine onu onarmayı ve hastalıktan arındırmayı hedefler. İşlem sırasında rahmin kas dokusu, fallop tüpleri ve yumurtalıklar tamamen yerinde bırakılır. 

Sadece miyom çıkarılır ve rahim duvarında oluşan boşluk estetik bir cerrahi ile dikilerek rahmin ileride bir gebeliği taşıyabilecek o sağlam formuna kavuşması sağlanır. Özellikle henüz çocuk sahibi olmamış veya organ bütünlüğünü korumak isteyen her yaştan kadın için myomektomi vazgeçilmez bir altın standarttır.

Bu hassas cerrahi süreç, miyomun rahim içindeki haritasını milimetrik olarak çıkaran ve dokuya en az zararı vererek organı kurtarmayı hedefleyen uzman bir Samsun kadın doğum doktoru tecrübesi gerektirir. 

Sadece kitleyi çıkarmaya değil, rahim kapasitesini en üst düzeyde korumaya odaklanan organ koruyucu cerrahi yaklaşımıyla Op. Dr. Zehra Yılmaz, kliniğinde en karmaşık miyom vakalarında bile kadınların hem sağlığını hem de annelik umutlarını büyük bir tıbbi hassasiyetle güvence altına almaktadır.

Hangi Boyuttaki ve Türdeki Miyomlar İçin Myomektomi Şarttır?

Rahminde miyom saptanan her kadın hemen ameliyat masasına alınmaz. Çoğu miyom yıllarca sessiz kalarak hiçbir belirti vermez ve sadece düzenli ultrason kontrolleriyle izlenmesi tıbben yeterlidir. 

Ancak bu kitleler kadının üreme sağlığını tehdit etmeye, günlük yaşamını çekilmez kılmaya veya çevre organların fonksiyonlarını bozmaya başladığında cerrahi müdahale (myomektomi) kaçınılmaz bir zorunluluk haline gelir. 

Tıp pratiğinde cerrahi karar verilirken sadece miyomun boyutuna (kaç santimetre olduğuna) bakılmaz; miyomun rahim içindeki konumu, hastada yarattığı tahribatın şiddeti ve hastanın yaşayıp yaşamadığı kısırlık (infertilite) problemleri bir bütün olarak değerlendirilir.

Myomektomi Belirtileri

Bir miyomun ameliyat edilmesi gerektiğine dair en güçlü sinyal, hastanın kan değerlerini tehlikeli boyutlara düşüren (anemiye yol açan) durdurulamaz ve yoğun adet kanamalarıdır. 

İlaç tedavisine yanıt vermeyen, hastayı sürekli yorgun ve halsiz bırakan bu kanamalar miyomun rahim içi dinamiklerini tamamen bozduğunun kanıtıdır. Bunun yanı sıra, leğen kemiği (pelvis) içindeki sınırlı alanda büyümeye devam eden miyomlar komşu organlara ciddi mekanik baskılar yapar. 

Mesaneye (idrar torbasına) baskı yaptığında hastada sürekli tuvalete gitme hissi veya idrar kaçırma başlar; kalın bağırsağa baskı yaptığında inatçı kabızlık ve şişkinlik görülür. 

En tehlikelisi ise miyomun böbrek kanallarına (üreterlere) baskı yaparak idrar akışını tıkaması ve böbrekte geri dönüşümsüz çürümeye (hidronefroz) yol açma riskidir. Bu klinik tabloların herhangi birinin varlığı, myomektomi ameliyatını acil bir medikal gerekliliğe dönüştürür.

Miyomun Yerleşimi Neden Boyutundan Daha Önemlidir?

Hastalarımız ultrason raporlarında "yedi santimlik" bir miyom gördüklerinde büyük bir paniğe kapılırken, "iki santimlik" bir miyom sonucunu çok masum bulabilmektedir. 

Oysa jinekolojik cerrahide asıl tehlikeyi belirleyen şey miyomun çapı değil, rahim katmanlarındaki milimetrik yerleşimidir. 

Rahmin dış yüzeyine doğru büyüyen on santimetrelik bir miyom yıllarca hiçbir kanama şikayeti yaratmazken, rahim iç zarına (bebeğin tutunacağı alana) yerleşmiş sadece bir buçuk santimetrelik bir miyom hastanın hayatını zindan eden kanamalara ve kesin bir kısırlığa yol açabilir.

Submüköz, İntramural ve Subseröz Miyomların Gebeliğe Etkisi

Miyomların gebelik üzerindeki yıkıcı etkisi doğrudan bulundukları tabakayla ilgilidir. 

Doğrudan rahim boşluğunun içine doğru büyüyen submüköz miyomlar, embriyonun (döllenmiş yumurtanın) rahim duvarına tutunmasını tıpkı içeride unutulmuş bir spiral (RİA) gibi fiziksel olarak engeller ve en çok düşüğe neden olan gruptur; bu nedenle boyutlarına bakılmaksızın mutlaka çıkarılmaları gerekir. 

Rahim kas tabakasının tam içine gömülü olan intramural miyomlar, rahmin kasılma yeteneğini bozarak şiddetli adet sancılarına neden olur ve dört ila beş santimetreyi aştıklarında rahim iç boşluğunu ezerek gebeliği tehlikeye atarlar. 

Rahmin en dış zarına doğru büyüyen subseröz miyomlar ise genellikle gebeliğe veya kanamaya etki etmezler; ancak gebelik sırasında hormonların etkisiyle çok hızlı büyüyüp ağrı krizlerine yol açmamaları için gebelik öncesi değerlendirilmeleri büyük önem taşır.

Bekarlarda Myomektomi

Miyomlar, aktif cinsel yaşamı olan kadınlarda olduğu kadar, daha önce hiç cinsel deneyim yaşamamış bekar kadınlarda da anatomik bir gerçeklik olarak sıklıkla görülür. 

Bekar hastalarımızın miyom teşhisi aldıklarında yaşadıkları en büyük medikal korku, ameliyat sırasında kızlık zarının (himen) zarar göreceği veya anatomik bütünlüklerinin bozulacağı endişesidir. 

Bu yersiz korku, çoğu zaman hayati önem taşıyan bir ameliyatın ertelenmesine ve miyomun devasa boyutlara ulaşmasına neden olmaktadır.

Kızlık Zarına Zarar Vermeden Karından Yapılan Kapalı İşlemler

Tıp biliminin bu konudaki yaklaşımı son derece net ve hastanın mahremiyetini yüzde yüz koruyan bir temele dayanır. Bekar kadınlarda, rahim içine vajinal yoldan girilmesini gerektiren (histeroskopik) işlemler çok zorunlu olmadıkça tercih edilmez. 

Bunun yerine miyomlar, doğrudan karın bölgesinden uygulanan kapalı yöntemlerle (laparoskopi) veya gerekli durumlarda açık cerrahi ile (laparotomi) çıkarılır. 

Tüm cerrahi müdahale tamamen karın içinden yürütüldüğü için, vajinaya veya kızlık zarına dışarıdan ya da içeriden kesinlikle hiçbir alet temas etmez. Hastanın jinekolojik bütünlüğü eksiksiz bir şekilde korunur ve güvenle sağlığına kavuşması sağlanır.

İlaçla veya Bitkisel Kürlerle Miyom Yok Olur mu?

Cerrahi korkusu yaşayan birçok hasta, ameliyattan kaçmak için internet forumlarında dolaşan asılsız alternatif tedavi yöntemlerine umut bağlamaktadır. Ancak miyomlar, sıvı dolu basit kistler değildir; aksine son derece sert, yoğun ve sıkı kas liflerinden oluşan katı tümörlerdir (fibroidler). 

Tıp literatüründe mevcut bir kas tümörünü tamamen eriterek yok edecek sihirli bir hap, enjeksiyon formunda bir ilaç veya herhangi bir bitkisel tedavi bulunmamaktadır. 

Özellikle halk arasında çok yaygın olan soğan kürü, civanperçemi gibi bitkisel sıvıların bu sert kitleleri küçülttüğüne dair dünyada kanıtlanmış hiçbir bilimsel yayın yoktur. 

Aksine, bu kürlerle kaybedilen aylar boyunca miyomlar daha da büyüyerek kapalı ameliyat şansını ortadan kaldırabilmektedir. 

Bazı hormon baskılayıcı medikal ilaçlar, ameliyat öncesi kanamayı azaltmak ve miyomu geçici bir miktar küçültmek için doktor kontrolünde kullanılabilir; ancak ilaç kesildiği anda miyom çok daha hızlı bir şekilde eski devasa boyutuna geri dönecektir. Kalıcı ve kesin tedavi sadece miyomun cerrahi olarak vücuttan çıkarılmasıdır.

Miyomlar Kendiliğinden Küçülür mü, Menopoza Girmenin Etkisi Nedir?

Miyomların biyolojik yakıtı, kadınlık hormonu olan östrojendir. Üreme çağında, vücuttaki östrojen seviyeleri yüksek olduğu için miyomlar sürekli bir büyüme eğilimindedir. Ancak kadın menopoz dönemine girdiğinde yumurtalıklar östrojen üretimini durdurur. 

Yakıtı kesilen miyomlar da bu doğal süreçte yavaş yavaş büzüşerek küçülmeye ve kurumaya başlarlar. Bu nedenle, menopoza çok yakın olan ve ciddi kanama şikayeti bulunmayan hastalarda ameliyat kararı bekletilerek menopozun iyileştirici etkisinden faydalanılabilir. 

Öte yandan, menopoza girmiş bir kadında küçülmesi beklenen miyom aniden büyümeye başlarsa, bu durum iyi huylu bir miyomun kötü huylu bir kansere (sarkoma) dönüştüğünün en büyük tehlike sinyalidir ve derhal acil cerrahi onkolojik değerlendirme gerektirir.

Myomektomi Yöntemleri

Myomektomi Yöntemleri

Modern cerrahi anlayışımızda, hastaya uygulanacak ameliyat tekniğini belirleyen yegane unsur, cerrahın kolayı seçmesi değil; miyomun rahim içindeki anatomik haritasının bizlere neyi dikte ettiğidir. 

Gelişen tıp teknolojileri sayesinde, geçmişte büyük kesilerle yapılan pek çok rahim ameliyatı artık milimetrik deliklerden veya doğal vücut açıklıklarından girilerek gerçekleştirilmektedir. 

Kliniğimizde miyom cerrahisi planlanırken hastanın yaşı, miyomların boyutu, sayısı ve gelecekteki gebelik planları bir bütün olarak değerlendirilir ve hastaya en az fiziksel hasarı verecek o en doğru, kişiselleştirilmiş minimal invaziv (kapalı) yöntemler ilk seçenek olarak sunulur.

1. Laparoskopik (Kapalı) Myomektomi

Günümüzde rahim dış yüzeyine doğru büyüyen (subseröz) veya rahim kas duvarının içine gömülmüş (intramural) miyomların tedavisinde dünya çapında altın standart olarak kabul edilen yöntem laparoskopik myomektomidir. 

Bu teknikte hastanın karnına geniş bir cerrahi kesi yapmak yerine, göbek deliğinden ve kasık bölgelerinden açılan, çapları sadece beş ila on milimetre arasında değişen üç veya dört adet küçük delik kullanılır. 

Bu deliklerden karın boşluğuna ilerletilen yüksek çözünürlüklü kameralar ve mikro cerrahi aletler sayesinde rahim dokusu dev ekranlarda en ince ayrıntısına kadar büyütülerek görüntülenir. 

Miyom, rahim dokusundan son derece titiz bir işçilikle sıyrılarak ayrılır ve "morselatör" adı verilen özel bir cihazla karın içinde parçalanarak bu milimetrik deliklerden dışarı alınır. 

Boşalan rahim duvarı yine kapalı yöntemle estetik bir şekilde dikilerek organ onarımı kusursuzca tamamlanır.

Kapalı Ameliyatın Açık Cerrahik Yönteme Göre Avantajları Nelerdir?

Kapalı yöntemin açık ameliyatlara kıyasla hastaya sunduğu tıbbi avantajlar, sadece estetik bir kaygıdan ibaret olmayıp doğrudan iyileşme biyolojisiyle ve gelecekteki üreme kapasitesiyle ilgilidir. 

Karnın açılmaması, karın içi organların havayla temasını engelleyerek cerrahi travmayı minimuma indirir ve hastanın konforunu en üst düzeye taşır.

2. Histeroskopik Myomektomi

Eğer hastanın kanama ve kısırlık şikayetlerine neden olan miyom, rahmin dışına veya kas dokusuna değil de doğrudan rahim iç boşluğuna (bebeğin tutunacağı zemberek tabakasına) doğru büyüyen bir submüköz miyom ise, bu durumda hastanın karnından herhangi bir delik açılmasına dahi gerek kalmaz.

Rahim İçine Büyüyen Miyomlarda Kamerayla Müdahale

Histeroskopik myomektomi olarak adlandırılan bu yöntemde, ucunda özel bir kamera ve ışık kaynağı bulunan incecik optik bir sistemle vajinal yoldan, doğrudan rahim ağzı geçilerek rahim boşluğuna girilir. 

İçerisi steril bir sıvıyla genişletildikten sonra, doğrudan rahim boşluğunu işgal eden o miyom kamerayla görülür ve özel enerji sistemleri kullanılarak kökünden tıraşlanıp dışarı alınır. 

Hastanın vücudunda ne içeriden ne de dışarıdan hiçbir kesi (neşter) izi veya dikiş bulunmayan bu kesisiz cerrahi sayesinde, hastalarımız aynı gün içinde normal hayatlarına hiçbir ağrı hissetmeden geri dönebilmektedir.

3. Laparotomik (Açık) Myomektomi

Laparatomik Myomektomi

Tıbbın temel kuralı daima hastaya en az zarar verecek yöntemi seçmektir; ancak bazı anatomik zorunluluklar, hastanın güvenliği ve rahmin sağlam bir şekilde dikilebilmesi için kapalı yöntem yerine klasik açık ameliyatı (laparotomi) mecburi kılabilir. 

Açık ameliyat, genellikle sezaryen kesisine benzeyen, kasık bölgesinden yapılan yatay bir kesi ile karın katmanlarının tamamen açılarak rahme doğrudan el ile müdahale edilmesi esasına dayanır.

Dev Boyutlu veya Sayıca Çok Fazla Olan Miyomların Güvenli Çıkarılması

Eğer rahmindeki miyom göbek deliği seviyesini aşarak devasa bir boyuta (örneğin on beş, yirmi santimetreye) ulaşmışsa veya rahim dokusunun her yerini patates çuvalı gibi saran on beş, yirmi adet farklı miyom odağı mevcutsa, bu kitleleri kapalı yöntemle çıkarmak ve sonrasında rahmi kapalı olarak dikmek teknik açıdan çok büyük bir kanama riski doğurur. 

Bu tür dev boyutlu ve çoklu miyom vakalarında, rahmi korumak, kanamayı anında kontrol altına almak ve oluşan devasa boşlukları son derece sağlam dikişlerle onarabilmek için cerrahın dokuyu doğrudan hissederek çalışmasını sağlayan açık myomektomi yöntemi, hastanın hayatını ve rahmini kurtaran en güvenli yoldur.

Myomektomi Ameliyatı Sonrası İyileşme

Ameliyat bittikten sonraki süreç, rahmin o büyük travmayı atlatıp kendini yeniden inşa ettiği son derece hassas bir iyileşme dönemidir. 

Modern anestezi ve cerrahi teknikler sayesinde hastalarımızın ağrı kontrolü kusursuz bir şekilde sağlanmakta, bedenin o iyileştirici gücü anında devreye girmektedir.

Ameliyattan Sonra Ne Zaman Ayağa Kalkılır ve İşe Dönülür?

Kapalı (laparoskopik) veya kesisiz (histeroskopik) myomektomi olan hastalarımız, genellikle ameliyatın yapıldığı günün akşamında hastane koridorunda yürüyüşlerine başlarlar ve çoğunlukla ertesi sabah taburcu edilerek evlerine gönderilirler. 

Bu hastalarımızın masa başı işlerine veya günlük rutinlerine dönmeleri ortalama yedi ila on gün sürer. 

Ancak açık (laparotomik) ameliyat geçiren hastalarımızda karın duvarındaki kaslar ve dokular kesildiği için, hastanede kalış süresi iki geceyi bulabilmekte ve işe dönüş süreci dokuların tam kaynaması için üç ila dört haftaya kadar uzayabilmektedir. 

İlk bir ay boyunca ağır eşya kaldırmamak ve kabız kalmamaya özen göstermek tüm hastalarımız için ortak kuraldır.

Miyom Alındıktan Sonra Hamile Kalmak İçin Ne Kadar Beklenmeli?

Miyom Alındıktan Sonra Hamile Kalmak için Ne Kadar Beklenmeli

Miyom çıkarılırken rahim kası üzerinde ister istemez bir zedelenme ve dikiş hattı (skar) oluşur. İlerleyen aylarda rahmin içine bir bebek yerleştiğinde, rahim bu bebeği taşımak için dokuz ay boyunca balon gibi büyüyecek ve gerilecektir. 

Eğer ameliyattan hemen sonra hamile kalınırsa, henüz tam iyileşmemiş olan o dikiş yerleri artan basınca dayanamayarak yırtılabilir (rahim rüptürü). 

Bu ölümcül riski sıfırlamak adına, rahim kaslarının tamamen iyileşmesi ve eski gücüne kavuşması için hastalarımızın ameliyattan sonra en az üç ila altı ay boyunca hamile kalmamalarını ve sıkı bir şekilde korunmalarını tıbben zorunlu kılıyoruz. 

Bu süre dolduktan sonra doğal yollarla veya tüp bebek tedavisiyle güvenle gebelik planlanabilir.

Myomektomi Geçiren Kadınlar İleride Normal (Vajinal) Doğum Yapabilir mi?

Bu sorunun cevabı tamamen ameliyat sırasında miyomun nereden çıkarıldığına ve rahim duvarının ne kadar derin bir şekilde açıldığına bağlıdır. 

Eğer miyom sadece rahmin en dış yüzeyindeyse (saplı subseröz) ve rahim kas dokusuna hiç zarar verilmeden çıkarıldıysa, bu hastalar ileride normal (vajinal) doğum yapabilirler. 

Ancak miyom rahim kasının çok derinlerinden (intramural) çıkarıldıysa veya ameliyat sırasında rahim iç boşluğuna (endometriuma) kadar inilip boydan boya bir kesi yapıldıysa, normal doğum sancıları sırasındaki güçlü kasılmalar o eski dikiş yerlerinin yırtılmasına neden olabilir. 

Bu nedenle, rahim duvarına derin müdahale edilen tüm myomektomi hastalarının ilerideki doğum şekli kesin ve tartışmasız olarak sezaryen olmak zorundadır.

Samsun Myomektomi (Miyom Ameliyatı) Fiyatları 2026

2026 yılı güncel sağlık sektörü verilerine göre Samsun'da uygulanan miyom alma cerrahilerinin bütçeleri, sabit ve tekdüze bir rakamdan ziyade hastanın rahmindeki patolojinin karmaşıklığına göre son derece kişiselleştirilmiş bir şekilde hesaplanmaktadır.

Ücretleri Belirleyen Faktörler

Ameliyat maliyetini doğrudan değiştiren en büyük etken kullanılacak olan cerrahi tekniktir. 

Kesisiz histeroskopik işlemler, ileri teknoloji optik cihazların kullanıldığı laparoskopik kapalı operasyonlar ve klasik açık ameliyatların hastane, sarf malzeme ve anestezi giderleri birbirinden tamamen farklıdır. 

Ayrıca ameliyat sırasında çıkarılacak olan miyomun bir adet olması ile rahmi saran yirmi adet miyomun saatler süren mikro cerrahiyle tek tek ayıklanması arasındaki işçilik ve operasyon süresi farkı da bütçeyi şekillendirir. 

Size en uygun cerrahi plan ve en şeffaf fiyatlandırma, ilk kapsamlı ultrasonik muayenenizin ardından tıbbi dürüstlük ilkesiyle tarafınıza sunulmaktadır.

Samsun Miyom Ameliyatı Video Köşesi

Sonuç

Samsun myomektomi cerrahisi, kadınları yıllarca şiddetli kanamalarla, sosyal hayattan koparan ağrılarla ve kısırlık endişesiyle baş başa bırakan bu iyi huylu ancak yıkıcı kitlelere karşı modern tıbbın sunduğu en zarif ve organ koruyucu zaferdir. 

Vücudunuzda büyüyen miyomlar ne kadar ürkütücü görünürse görünsün, çözümsüz veya rahminizi feda etmenizi gerektirecek bir kader değildir. 

Doğru zamanda, doğru teknolojik yaklaşımla ve milimetrik bir cerrahi ustalıkla bu yüklerden kurtulmanız, organ bütünlüğünüzü koruyarak hayatınıza sağlıklı bir şekilde devam etmeniz kesinlikle mümkündür. 

Ameliyat masasına sadece bedeninizi değil, annelik hayallerinizi ve geleceğinizi emanet ettiğinizin bilinciyle hareket eden, organ koruyucu cerrahideki üstün deneyimiyle size güven veren Op. Dr. Zehra Yılmaz, kliniğinde en ileri kapalı ameliyat teknolojileriyle sizi bu zorlu süreçten çekip almak ve sağlığınıza kalıcı olarak kavuşturmak için daima yanınızdadır. 

Sık Sorulan Sorular

Myomektomi ameliyatı (kapalı veya açık) ortalama kaç saat sürer?

Tek ve ulaşılabilir miyomlarda işlem genellikle 1 saat sürer. Ancak çok sayıda ve derine yerleşmiş miyomların rahme zarar vermeden tek tek ayıklanması işlemi 3 ile 4 saati bulabilmektedir.

Miyom ameliyatı sırasında kanama nedeniyle rahmin alınma (Histerektomi) riski var mıdır?

Bu risk %1'in altındadır. Sadece miyomun damarlara çok yapışık olduğu ve hastanın hayatını tehlikeye atan durdurulamaz bir kanama yaşandığı o acil durumlarda, hayat kurtarmak için son çare olarak rahim alınabilir.

Alınan miyomların yerine ileride yenileri çıkar mı, hastalık nüks eder mi?

Çıkarılan miyomlar aynı yerden bir daha çıkmaz. Ancak rahim dokunuz yerinde durduğu için, genetik yatkınlığınıza bağlı olarak ilerleyen yıllarda rahmin farklı bölgelerinde yeni miyomların oluşma riski %15-20 civarındadır.

Miyomlar kansere (sarkoma) dönüşür mü, ameliyatta alınan parçalar patolojiye gider mi?

Miyomlar %99.5 oranında iyi huyludur ve kansere dönüşme ihtimalleri binde birin altındadır. Ancak tıbbi güvenlik protokolü gereği, çıkarılan tüm parçalar istisnasız olarak patoloji laboratuvarına gönderilir.

Myomektomi ameliyatından sonra adet (regl) düzensizliği veya ağrı olur mu?

Ameliyatı takip eden ilk 1-2 ay rahim iyileşme sürecinde olduğu için adet gecikmeleri veya lekelenmeler yaşanması normaldir. Tam iyileşme sağlandıktan sonra eski şiddetli kanamalarınız ve ağrılarınız tamamen son bulur.

Diğer Hizmetler