Sevgili gebelerim sizlere doğum, doğal doğum ve doğumun evreleri hakkında bilgiler vereceğim. Doğal doğum, doğumun herhangi bir tıbbi müdahale olmadan kendiliğinden başlayıp annedeki doğum hormonların etkisi altında gerçekleşen anne ve bebek arasında haz dolu bir duygudur.

Herhangi bir tıbbi müdahale yoksa gebelik süreci sona erdiğinde bebek kendisi gelmeye karar verdiğinde doğum eylemi başlamış olur. Doğuma eylemi başladığında annede birtakım hormonlar devreye girer bu hormonların etkisiyle anne ve bebek sağlıklı bir şekilde huzurlu bir şekilde doğumunu gerçekleştirmiş olur.

Doğum Esnasında Salgılanan Hormonlar Nelerdir?

İlk oksitosin dediğimizde hepimizin bildiği kasılma hormonudur. Oksitosin hormonu adı sevgi hormonudur. Yani sevginin olduğu her yerde Oksitosin hormonu salgılanır. Bu yakın arkadaşımıza ya da çocuğumuza sarıldığımızda bir büyüğümüze sarıldığımızda cinsellikte sevginin olduğu her yerde salgılanan bir hormondur.

Doğumda da salgılanması özellikle anne ve bebek iletişim artırmakta anne ve bebeğin sevgi bağının daha güçlü olmasına neden olmaktadır. Doğum ilerlerken Oksitosin hormonu belli bir seviyede salgılanmaya başladığında artık gebe ağrı hissetmeye başlar. Tam bu noktada eğer herhangi bir dışarıdan müdahale etmiyorsak yani doğumu tamamen anneyle bebeğe bırakıyorsak anne de endorfin dediğiniz morfin hormonu salgılanmaya başlar. Morfin hepimizin bildiği en güçlü ağrı kesicidir.

Yani biz ameliyatlardan sonra genelde ağrıyı kesmek için kullandığımız bir ağrı kesici türevidir. Her şey yolunda giderse vücut bunu zaten kişiye kendi kendine salgılatmış oluyor ve oksitosin hormonunun etkisi ile başlayan kasılmaları ağrıları bir birazdan hafiflemiş gibi daha rahat hissetmiş oluyoruz ve açılma süreci devam ediyor.

Endorfinin diğer bir özelliği ise anne ve bebekte endorfin ve oksitosin hormonu salgılanarak birleştiğinde, anne bebek sanki sevgi denizinde yüzüyormuş gibi kendini ortamda değil de bebeği ile birlikte dünya dışındaki bir ortamda bulutların üzerinde yüzüyormuş gibi hissetmesini sağlar.

Doğum sürecinin sonuna yaklaştığımızda katekolaminler dediğimiz yani adrenalin ve noradrenalin dediğini stres hormonlarımız devreye girer. Stres hormonları hepimizin bildiği gibi stres anında salgılanır, bizi ani tehlikelerden ve korkulardan karşı korur ve bize güç verir. Doğumda da bu hormonların belli bir miktarda salgılanması gerekmektedir. Eğer normalden aşırı salgılanırsa, yani biz(gebemiz) streste ise adrenalin hormonları daha fazla salgılanıyorsa bu anne kasılmaların artmasına hem bebeğim Fetal distres yani sıkıntıya girmesini her şey normal yolunda giderken doğumunu sezeryanla gerçekleşmesine neden olabilir.

O yüzden özellikle bu adrenalin ve noradrenalin dediğimiz hormonların normal düzeyde salgılanması tam tersi doğum anında salgısının artması bebeğin annenin itme gücünün artmasına yani bebeği daha güzel ıkınıp doğurmasına bebeğinde dış ortama çıktıktan sonra daha güçlü bağışıklık sistemi daha güçlü kendine dış etkilere daha güçlü hissetmesine sebep olmaktadır.